Tahkim

Yasal Çerçeve

Alman hukukunda tahkim yargılaması Alman Usul Kanunu’ nun ("ZPO")1025 ve devamı maddelerine tabidir. 1998 yılında bu maddelerde değişiklik yapılarak, bu maddeler UNCITRAL Model Kanun’a uygun hale getirilmiştir. Bu nedenle Almanya’da gerçekleştirilen tahkim yargılamaları uluslararası standartlara uygundur.

Alman Usul Kanunu’nun 1042. maddesine göre taraflar yalnızca bu kanunda yer alan birkaç zorunlu kurala uymakla yükümlü olmakla beraber tahkim sürecini serbestçe belirleyebilirler. Taraflar genellikle ulusal veya uluslararası bir tahkim kurumu seçerek tahkim sürecine uygulanacak usul kurallarını da seçmiş olurlar. Bu kurallarla ilgili herhangi bir anlaşmazlık halinde Alman Usul Kanunu’nun 1025 ve devamı maddeleri devreye girer.

Alman tahkim yargılamasında adli mahkemelerin rolü oldukça kısıtlıdır. 1026. maddeye göre adli mahkemeler tahkim sürecine müdahale edemezler. Ancak belirli ve istisnai durumlarda adli mahkemelerin bu sürece müdahale edebilmesi mümkündür. Bu durumlar arasında; zorunlu önlemlerin alınması gerekliliği, ihtiyati tedbir, iptal ve/veya tahkim kararlarının icrası sayılabilir.

Kural olarak tahkim kararları kesin ve bağlayıcıdır. Bu kararların iptal edilebilmesi ancak istisnai durumlarda, bir mahkeme kararı aracılığıyla mümkün olabilir. Alman usul kuralları genellikle tahkim yargılamasını teşvik eder nitelikte olduğundan bir tahkim kararının bir Alman mahkemesi tarafından iptal edilmesi nadir rastlanılabilecek bir durumdur.

Aleyhine tahkim kararı verilen taraf, eğer bu karara uygun davranarak yükümlülüklerini yerine getirmezse, diğer taraf bu kararın icra edilebilirliğinin tespit edilmesi için adli mahkemelere başvurabilir. Eğer tahkim yeri Almanya’da ise bu konuda yetki Alman mahkemelerindedir. 1060 ve 1061 ZPO’ya göre Alman mahkemeleri hem yerel hem yabancı hakem kararlarını icra etme yetkisine sahiptir. Bu kapsamda Alman hukuku uluslararası standart ve uygulamalar ile tam uyum içerisindedir.